Yusuf's profile<<<---YUSUF YILMAZ-->>>A...PhotosBlogListsMore Tools Help

<<<---YUSUF YILMAZ-->>>Always Think The Best In Your Life!

Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.

Yusuf Yılmazer

Occupation
Location
Interests
Önemli olan insan olabilmek.
İnsanı yaşatabilmek.
"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın."
Yarınların güzel Türkiyesinde kaliteli potansiyel gençlikle neler yapılmaz ki,e o halde ne duruyoruz?
Haydi,"Let the game begin!"
*YUSUF YILMAZ*
Bilgisayar Mühendisi
Photo 1 of 4

Video

 
Video: Microsoft's computer future concept
by 
by 
by 

Yaz Geliştir Makaleler

Loading...Loading...

Microsoft Akademik

Loading...Loading...

DotnetSpider Code Samples

Loading...Loading...

Csharpnedir

Loading...Loading...

MaxiAsp.net

Loading...Loading...

Microsoft Csharp

Loading...Loading...

Bildirgeç

Loading...Loading...

Ntv

Loading...Loading...

Sabah Gazatesi

Loading...Loading...

BBC

Loading...Loading...

ULUDAĞ

Yeşil Bursalı olun ya da olmayın,yaz kış eğlenebileceğiniz, doyasıya vakit geçirebileceğiniz bir mekandır ULUDAĞ
Uludağı anlatmak kaleme almak gerçekten oldukça zor.Uludağı ancak yaşayarak anlayabiliriz.
En kısa sürede izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.
Tabiki moralmen kendimi yeterince iyi hissettiğim sürede....

Şunu sakın unutmayın,
En büyük nimet sağlıktır.
İnsan rahatsız olunca dünyayı verseler bir anlam ifade etmiyor.
Yakınlarınızı ancak sizden uzaklaştıklarında ya da bir an için kaybetme aşamasında en iyi anlarsınız.
Geçen gün ben de bunu çok iyi bir sekilde anladım.
Ne olur birbirimizi incitmeden şu kısa dünyada sevgiyle yaşama sımsıkı tutunabilelim.
Fazla söze gerek yok...
Sevgiyle sağlıkla kalın..

Mezuniyet Töreni

Merhabalar;
14 Haziran'da İnönü Stadı'ndaki mezuniyet töreni anlamlı bir organizasyon olarak
hafızalarımızda yer alacak.
10000 Marmaralı mezuniyetin sevincini yaşıyor.
Bitirme projelerimizin ardından gerçekleştirdiğimiz
sunumlarımız ve teslim ettiğimizi tezlerimizle artık
Marmaralılar olarak mezuniyetin haklı sevincini
yaşıyoruz.
Tüm Marmaralıların mezuniyetini tebrik eder,
sağlık,başarı ve huzur dolu senelere azimle ulaşmalarını,
mesleki bilgi ve tecrübelerini gelecek nesillere
aktarmalarını ümid ederim.
Sevgiler
Not:Bloğuma mezuniyetle ilgili vaktim oldukça
fotoğraf yüklemeye çalışacağım.

Advantages Of Stored Procedures-Derlenmiş Prosedürlerin Avantajları

There are many advantages of Stored Procedures.
I have to pick only ONE. It is tough question.
I answered : Execution Plan Retention and Reuse

(SP are compiled and their execution plan is cached and used again to when the same SP is executed again)
Not to mentioned I received the second question following my answer : Why? Because all the other advantage known (they are mentioned below) of SP can be achieved without using SP. Though Execution Plan Retention and Reuse can only be achieved using Stored Procedure only.

  • Execution plan retention and reuse
  • Query auto-parameterization
  • Encapsulation of business rules and policies
  • Application modularization
  • Sharing of application logic between applications
  • Access to database objects that is both secure and uniform
  • Consistent, safe data modification
  • Network bandwidth conservation
  • Support for automatic execution at system start-up
  • Enhanced hardware and software capabilities
  • Improved security
  • Reduced development cost and increased reliability
  • Centralized security, administration, and maintenance for common routines

Reference : Pinal Dave (http://www.SQLAuthority.com)

Sağlık Bakanlığı-"Sıfır beden" için 10 altın uyarı--Zayıflama İlaçları,Bantları,Güzellik Tutkusu

Sağlık Bakanlığı, güzelliğin "sıfır beden" gibi ölçülere indirgenmesi nedeniyle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte hızlı kilo kaybına neden olacak çok düşük kalorili ve sağlıksız diyet uygulamalarına karşı 10 altın uyarıda bulundu.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün halkı bilgilendirmek amacıyla hazırladığı bilgilendirme yazısında, bir yanda değişen beslenme alışkanlıkları, diğer yanda güzelliğin "sıfır beden" gibi ölçülere indirgenmesi nedeniyle, bireylerin bilinçsizce sağlıksız zayıflama diyetlerini uygulamalarının pek çok sağlık sorunun gelişimine neden olduğu belirtildi. Ayrıca bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetlerinin; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk ve saç dökülmesi gibi pek çok sorunu da beraberinde getirdiği bildirildi.

ZAYIFLAMA BANTLARI, ZAYIFLAMA İLAÇLARI DOKTOR KONTROLÜ DIŞINDA KULLANILMAMALI

Yaz aylarının yaklaştığı günlerde düşük kalorili diyetlerden uzak durulması gerektiğine dikkati çeken Sağlık Bakanlığı, hızlı kilo kaybına neden olacak çok düşük kalorili ve sağlıksız zayıflama diyet uygulamalarının yaygınlaştığını ve piyasada satılan zayıflama bantları ile bitkisel karışımların kontrolsüzce kullanıldığını bildirdi. Bakanlık, bu tür ürünlerin kontrolsüzce kullanımının sağlık açısından sakıncalara neden olduğu ve ağırlık kaybının sağlanmasında sadece geçici çözümler yarattığının unutulmaması gerektiğine işaret etti.

Ayrıca bireylerin yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelerinin, hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerinin, sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi ile yaşam kalitelerinin arttırılması açısından büyük önem taşıdığı da belirtildi.

Öte yandan vücut ağırlığının denetiminin sağlanmasında, bireye özgü, diyetisyen tarafından hazırlanacak olan zayıflama diyetlerinin, mutlaka sağlık kontrollerinden geçtikten sonra doktor kontrolü altında uygulanması ve hızlı kilo vermeye yönelik zayıflama ilaçları, bantları, bitkisel karışımların bilinçsizce ve kontrolsüzce doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiği bildirildi.

Sağlık Bakanlığı'nın uyarı yazısında, çok düşük kalorili diyetlerin, bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine, diyetin bırakılması sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle de bireylerin sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelmesine neden olduğu ifade edildi.

İŞTE 10 ALTIN UYARI

Sağlık Bakanlığı, "sıfır beden"e ulaşmak için bilinçsizce yapılan diyetlere karşı hazırladığı yazısında 10 altın uyarıda bulundu:

-Vücut ağırlığının kontrol altına alınmasında temel ilke; besinlerle vücuda alınan enerji ile günlük harcanan enerjinin dengede tutulmasıdır. Vücut ağırlığının azaltılmasına yönelik zayıflama diyetlerinde ise, besinlerle sınırlı enerji alınması ile birlikte vücudun ihtiyacı olan besin öğesi gereksinimlerinin karşılanması temel alınmalıdır.

-Sağlıklı zayıflama diyetleri bu ilkeyi göz önünde bulunduran diyetlerdir ve doktor kontrolü ve diyetisyen gözetimi altında uygulanmalıdır. Zayıflama diyetleri tamamen kişiye özgüdür ve bireyin yaşı, beden yapısı, boy uzunluğu, cinsiyeti, mesleği, mevcut hastalıkları, beslenme alışkanlıkları gibi faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.

-Sağlıklı zayıflamak için kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük enerjili şok diyetler ve tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılmalı, sağlık kontrolleri yaptırıldıktan sonra diyetisyen tarafından bireye özgü olarak hazırlanan ve haftada 0.5-1 kilogram ağırlık kaybına yol açan, yavaş ve uzun sürede zayıflamayı hedefleyen, zayıflama diyetlerinde mutlaka besin çeşitliği sağlanmalı, tek tip beslenmeye dayalı diyetler uygulanmamalıdır.

-Öğün atlamamaya ve düzenli aralıklarla günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterilmelidir.

-Zayıflama diyetlerinin uygulanması esnasında sıklıkla ortaya çıkan kabızlık probleminin önlenmesi açısından lif içeriği yüksek besinlerin tüketimi arttırılmalıdır. Tatlı, pasta gibi şekerli besinlerin tüketimi azaltılmalı, kuru baklagiller grubuna giren nohut, mercimek, kuru fasulye gibi kan şekerini dengeleyici besinlerin tüketimi arttırılmalıdır.

-Tokluk hissini uyandıran sinyallerin yaklaşık 20 dakika içinde beyine ulaştırılması nedeniyle hızlı yemek tüketiminden kaçınılmalı, besinler iyice çiğnenmemeli ve yavaş yemek yemeğe özen gösterilmelidir.

-Yemek yerken başka bir işle meşgul olmak farkında olmadan fazla besin tüketimine neden olabilir. Bu yüzden yemek yemek başlıbaşına bir olay olarak algılanmalı ve yemek yerken başka bir işle meşgul olunmamalıdır. Yemekleri mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlayarak tüketmeye özen gösterilmelidir.

-Yemeklerde kullanılan yağ türüne de dikkat edilmeli, aşırı yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalıdır. Yemekler pişirilirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir.

-Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımı ve barsak sağlığı için günde en az 2 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir.

-Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterilmelidir.

Mozilla Firefox'dan ciddi bir eklenti(plug-in): Pornografik Yayınlara,İçeriğe Son----End to the Sexuality Content and Pornografic Publication

Merhaba okurlarım;
Bu aralar bende Firefox kullanıyorum.
IE kullanmadıgım söylenemez tabiki.
Firefox kullanıcıları için aşagıdaki eklentiyi indirmeniz
sizin yararınıza boylece Türk gencliğini derin yarayla
sarsan pornografik malzemelere erişimi kısıtlayabiliyorsunuz.
Her türlü negatif içerikten korunmakla kalmayıp,
aile yapımızı temelinden sarsmak isteyenlere karşı
tavır koyarak-devletin engel olmadığı bu sex materyallerine
karşı kendimizce tavır alabiliriz.
Unutmayın bilgisayarınıza virus yada benzerleri bulaşmışsa
once bilgisayarınızdan pornografik içerikli sitelere giriş
yapılıp yapılmadığını kontrol ediniz.


Daha güçlü ailelerin olduğu Türkiye dileğimle.
https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/4351

(For the non-Turkish readers)
Dear Readers;
Please review that plug-in for non-access for the sex,adult or any
pornographic content in the world wide web.
Keep your children away from the bad harmful content which
frequently destroys the families.
This sexuality content is not for learning the right material
for only making profit from these movies and stealing your special
information as sending the hidden trojans,warms or any harmful virus kinds.
It will be just an advice from a friend.
Please take it attention and live happily with your family.
https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/4351


SOA Seminerinde Buluşalım-Microsoft Turkey:13:30

MSAkademik lider editörleri'nden Pamir Erdem,
"Katmanlı Mimari ve SOA" ana başlığı altında,
aşağıdaki konuları kapsayacak bir seminer gerçekleştirecek.

SOA
- Service definition
- Explictness
- Coupling
- Configuration
- RPC/XML, SOAP/XML, Remoting, Web Services , COM, DCOM, COM+

Katmanlı Mimari
- Database mimarisi
- Database tasarımı
- Design Patterns
- ADO.NET
- Katmanlar
- NHibernate

Tarih / Saat : 24 Mayıs 2008, Saat 13:00
Yer : Microsoft İstanbul Ofisi, Marmara Salonu

http://www.msakademik.net/seminer_kayit.aspx?etkinlik_id=241

Neden Hibernate?

Nesneye yönelik yazılım ve ilişkisel veritabanı kullanımı günümüzde oldukça yaygındır. Bu iki gözde modelin beklide en önemli problemi en az onlar kadar yaygın ve dahası önü açık olan kuruluş uygulamaları(enterprise applications) ile birlikte kullanıldıklarında oldukça karışık, yorucu ve zaman alıcı olmalarıdır. Hibernate bir nesne/ilişkisel eşleme (Object/Relational Mapping) aracıdır. Burada nesne/ilişkisel eşleme terimi nesne modelindeki veri tanımlarının ilişkisel veri modeline eşleme (mapping) tekniğini ifade etmektedir.

Hibernate yalnızca Java sınıflarından veritabanı tablolarına veya Java veri tiplerinde SQL veri tiplerine dönüşümü yapmaz. Hibernate veri sorgulama(data query) ve veri çekme(data retriaval) işlemlerini de kullanıcı için sağlar. Bu özellikleriyle Hibernate geliştirme kolaylığı ve zamandan kazanç sağlar. Hibernate kullanımı olmadan tüm adı anılan işlemler için SQL ve JD’nin olanaklarından faydalanılarak el ile(manual) veri işleme(data handling) gerçekleştirilmesi zaruri olacaktır.

Hibernate ne için var? Bu soru için verilebilecek en iyi cevap: Hibernate geliştiricinin ortak veri kalıcılığı(data persistence) yükünü hafifletmek için vardır, olacaktır. Hibernate dağıtıcıya özel(vendor-specific) SQL kodlarının ayıklanmasında ve sonuç kümesi(result set)
işlenmesinde çok faydalı bir araçtır. Hibernate nesne ilişkilerini(object relations) desteklediği gibi bileşik tipleri de(composite types) destekler. Bunların yanı sıra Hibernate güçlü bir sorgulama dili(query language) desteğiyle nesneleri veri tabanından çekmeyi, etkili bir
şekilde önbelleğe alma (caching) işlerini de etkin bir şekilde gerçekleştirmektedir.Hibernate hemen hemen yaygın tüm veri tabanı sistemleri ile uyumludur(MySQL, HSQLDB) Nesne/ilişkisel model eşleme(Object/Relational Mapping) matematiksel ilişkiler üzerine kurulu veritabanı ile nesneler, nesnelerin özellikleri ve ilişkileri arasında bağlantı kurma amacına odaklanmıştır. Küçük bir nesnenin veri tabanına aktarımı kolay bir şekilde gerçekleşebilir, ama nesnelerimiz ve veri tabanına kaydetmemiz gereken veri miktarı büyüdükçe, sistemimizdeki nesnelerin ilişkileri karmaşıklaştıkça Nesne/ilişkisel model eşleme(Object/Relational Mapping) içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Çünkü karmaşık bir nesne örüntüsü, yabancı anahtarları(foreign key) ve nesneler arası birlikteliği (association) karşımıza ciddi sorunlar olarak çıkarır. İşte burada Hibernate imdadımıza koşar. İyi bir Nesne/ilişkisel model eşleme(Object/Relational Mapping) aracından beklenilen sıradan bir java nesnesinin kalıcılığını basit bir komutla gerçekleştirmesi ve kaydedilmiş kalıcı (persistent) bir java nesnesini geri yüklememizi sağlamalıdır.

Not:Yukardaki yazı Java Teknoloji Sitesinden alıntıdır.

J2EE İmparatorluğu - Sistem Mimarileri

J2EE İmparatorluğu -  Sistem Mimarileri

Java, beş yaşında, genç bir teknoloji. Fakat bu beş yıl içerisinde Internet tarayıcılarında çalışan küçük appletler yapmak için kullanılan bir yazılım dilinden, bugünün şirket bazındaki programlarını çalıştıran güçlü bir yazılım platformu haline gelmesi gerçekten olağanüstü. 

Kullanılmaya başladığı günden beri, Sun Microsystems'in kontrolü altında, biz yazılım mühendislerinin büyük desteğiyle, yazılım endüstrisinin değişik taleplerine aynı model içerisinde cevap vermek için hızlı standartlaşma yaşayan Java, şu anda kullanıldığı sektörler açısından çok geniş bir kapsama sahip. Grafikten telefona, şifrelemeden Web yazılımlarına kadar birçok alanda kabul gören bu genç teknoloji, bu geniş çerçeve içerisinde hiç kuşkusuz en başarılı atılımlarından birini büyük şirket yazılımları alanında yaptı.

Bu ve bundan sonraki birkaç yazımda, Java şirket yazılım platformu olan J2EE (Java 2 Enterprise Edition)'den bahsedeceğim. Kısaca özetlemek gerekirse, J2EE'nın neden bu kadar hızlı kabul gördüğünü, hangi alanlarda başarılı olduğunu, bu başarıyı etkileyen sebepleri, neden ve hangi şartlar altında J2EE'ye güvenmeniz gerektiğini, mimarisini ve J2EE kapsamına giren çeşitli teknolojileri beraber inceleyeceğiz. 

Sistem Mimarileri

Bundan birkaç sene öncesine kadar, şirket bazındaki yazılımlarda en çok kullanılan teknolojiler istemci-sunucu alanındaydı. Bu eğilim, her geçen gün, dağıtık sistemlerin sundukları avantajlar sebebiyle çok katlı (n-tier ya da multi-tier) mimarilere doğru kayıyor. 

2 Katlı Mimari

Klasik istemci-sunucu sistemler 2 katlı (2-tier) mimariler üzerine kurulmuşlardır. Bu tür sistemlerde, uygulama direk olarak veritabanı sunucusuyla ilişkidedir.Genel olarak, üretilen işin büyük bir bölümü istemci tarafından yapılırken, çoğu zaman sunucu sadece veritabanı sunucusu görevi görür. Bu, uygulamanın kabul edilebilir bir hızla çalışması için güçlü bir istemci donanım gereksinimini ve bilgisayar ağı olanaklarının gereğinden fazla kullanımını doğurur. Bunun nedeni, iş mantığının işlenmesinin büyük bir bölümünün istemci tarafından yapılıyor olması ve uygulamanın, her gerekli veri parçası için, veritabanına bağlanıyor olmasıdır. Deneyimli okuyucular, şu anda mutlaka "bilgi işlemenin bir bölümü veritabanı sunucusuna kaydırılabilir" diyorlardır: İş mantığının istemci yerine veritabanına kaydırılması ise veritabanına özel, yeniden kullanılması çok zor olan bir uygulama yaratır (genelde stored procedure ler kullanarak). 



Şema 1 - 2 katlı mimari

2 katlı sistemlerde ortaya sıkça çıkan başka bir problem de uygulamanın bakımı ve yapılan değişikliklerdir. İstemcilerin iş mantığının bir bölümünü içlerinde bulunduruyor olmaları sebebiyle, iş mantığında yapılmak istenen küçük bir değişiklik bile tüm istemci bilgisayarlara yeniden yükleme yapılmasına neden olur. Bu işlemin otomatik hale getirilmesi bile her bilgisayarın güncelleştirilmesi gerçeğini ve bir takım şirket içi kullanıcı problemlerini ortadan kaldırmaz (Genelde kullanıcılar yeni gelen uygulama değişikliklerini hoş karşılamazlar veya işleri gereği buna hazır olmayabilirler, v.b.). 

İstemci-sunucu sistemlerinin büyük bir dezavantajı da, uygulamanın kullanımının artması halinde (kullanıcı sayısının artması halinde), sistemin ölçeklenirliğinin (scalability) artamamasıdır. Veritabanı sunucusunun donanım kapasitesi dolduğu anda tek çözüm, onu daha güçlü bir bir sunucuyla değiştirmektir. Bu da pahalı bir operasyondur. Daha sonra da göreceğimiz gibi, dağıtık bir mimaride aynı gereksinme doğduğu takdirde, sisteme yeni bir bilgisayar eklemek yeterli ve daha ucuz bir çare olur. 

3 Katlı Mimari

2 katlı mimarilerin sık karşılaşılan problemleri karşısında, yazılım endüstrisi 3 katlı mimari kavramını geliştirdi. 



Şema 2
- 3 katlı mimari 

Yukarıdaki şemada görüldüğü gibi, 3 katlı mimariler uygulama görevleri ve sorumlulukları açısından birbirinden farklı 3 bölüme ayrılır. Genellikle bu ayrım fiziksel, somut bir ayrımdır. İlk bölüm, sunuş katı (presentation tier), genel olarak herhangi bir tip grafik kullanıcı arayüzünden oluşur. İkinci bölüm, iş katı (business tier) ya da uygulama katı (application tier), uygulamanın işlem mantığını içerir. Son bölüm, veri katı (data tier), uygulamanın ihtiyacı olan veriyi sunan kattır.

İlk iki katın birbirinden ayrımı, verinin işlenişini sunuluşundan ayırır. Bu da veri işlem mantığını değiştirmeden uygulamaya değişik kullanıcı arayüzleri eklenebilmesi olanağı sağlar. Buna güncel bir örnek vermek gerekirse, bugünün Internet kullanımı güzel bir örnek olur. Bundan birkaç sene öncesine kadar sadece bilgisayarlarımızdaki Internet tarayıcılarıyla ulaşılabilen milyonlarca sayfa değişik bilgi hızla taşınabilir küçük elektronik araçlarla ulaşılabilir hale geliyor. Ya da, şirketler elemanlarının şirket dışı kullanımı için geliştirilen ve genellikle diz üstü bilgisayarlarında çalışan uygulamaların daha önce bahsettiğim elde taşınabilen elektronik araçlarla da ulaşılabilir hale gelmesini istiyorlar. Bu gibi senaryolarda, verinin işlenişinin sunuluşundan ayrı geliştirilmiş olması, varolan uygulamayı değiştirmeden yeni bir kullanıcı arayüzü eklenmesini kolaylaştırır (çoğu zaman olağan kılar). Bundan sonraki yazılarımdan birinde bu ayırımın avantajlarına somut yazılım örnekleri vereceğim. 

Aynı tip avantajlar, veri katının uygulama katından ayırımından da elde edilebilir. Bugünün uygulamaları verilerini değişik teknolojiler arayıcılığıyla değişik tip kaynaklardan bulabilirler. Bu bir ilişkisel veritabanı, nesne veritabanı, LDAP (Lightweight Directory Access Protocol) veritabanı ya da XML (eXtensible Markup Language) dosya grubu olabilir. Uygulama geliştirilirken, bu iki kat arasında önceden belirlenmiş, sabit arayüzler kullanılırsa, yeni bir teknoloji kullanmak zahmetsiz hale gelebilir. 

Çok Katlı Mimari

Uygulamalarda görev ve sorumluluk ayırımını bir adım daha ileriye götürürsek, çok katlı (n-tier ya da multi-tier) mimari adını verdiğimiz ve bugünün uygulama sunucularının yaygın hale gelmesini sağlayan kavrama varırız. Bu yazı dizisinde inceleyeceğimiz J2EE teknolojisi bu tip mimariler üzerine kurulmuştur. Çok yeni olmayan bu kavram ancak yeni yeni kabul görüyor. Bu hızlı değişimin nedeni, şirket ihtiyaçlarının hem hacim hem de karışıklık olarak artmasıdır. Artık şirketler değişik platformlar ve değişik yazılım dilleri kullanan ve karışık hetorojen ortamlarda çalışan uygulamalardan fazla zaman harcamadan yararlanmak istiyorlar. 

Bu tür mimarilerin esnekliklerinin önemli bir avantajı da, farklı teknolojiler ve farklı ortamlardan yararlanan yazılımlar kullanan şirketlerde hissedilir. Bu şirketler, çoğu zaman uygulama sunucularının yardımıyla, varolan uygulamalarını yeni geliştirilenlerle beraber kullanma olanağı bulurlar. Bu da milyarlarca liralık yatırımı ve birçok yıllık deneyimi çöpe atmadan, hızla gelişen haberleşme ve bilgi işlem sektörünün yeni taleplerine "Evet, biz de varız!" diyebilmeyi sağlar. 



Şema 3 - Çok katlı mimari 

Çok katlı mimariler birden fazla düzenleşim ortamında varolabilirler. 2 ve 3 katlı mimarilerde katlar genel olarak somut katları gösterirken, çok katlı mimarilerde bu soyut katlar haline gelir ve genelde bu dağılım değişik tip görevlere göre yapılır.

Genel olarak, J2EE uygulama mimarileri 5 ana kattan oluşur: 

  1. İstemci Katı (Client Tier): Bu kat, geliştirilen uygulamaya ya da sisteme bağlanan diğer uygulamalar ya da cihazlardan oluşur. Örneğin: Internet tarayıcısı, Java applet, WAP telefon...
  2. Sunuş Katı (Presentation Tier): Bu kat, sistemin istemcileri için gerekli olan her türlü sunuş mantığını içinde bulundurur. Uygulamaya bağlanan istemcilerin taleplerini kaydeder, gerekli iş mantığının uygulanmasını sağlar, talebin işlenmesi sonucu ortaya çıkan veriyi sunulur hale getirip istemciye cevap yollar. J2EE'yi oluşturan teknolojilerden ikisi JSP (JavaServer Pages) ve Java Servlet bu katta bulunur. 
  3. Uygulama ya da İş Katı (Applıcation/Business Tier): Uygulamanın hedef aldığı ve gereklerini tatmin etmek için geliştirildiği işe dayalı tüm bilgi işlem bu katta toplanır. Bu görev, J2EE'yi oluşturan bir diğer teknoloji olan EJB (Enterprise JavaBeans)'ler tarafından sağlanır. 
  4. Entegrasyon Katı (İntegration Tier): Bu kat, uygulamanın görevini yerine getirmesi için gerekli olan sistem dışı yazılımlara, sistemlere ya da veri tabanlarına bağlantıları sağlamakla yükümlüdür. J2EE uygulamalarının bu bölümleri, genelde, JDBC (Java DataBase Connectivity), J2EE Connector ya da bağlantı kurulan yazılımlara özel arayüzleri kullanırlar. 
  5. Kaynak Katı (Resource Tier): Bilgiişlem için gerekli veriler ve dış servisler bu katı oluşturur. 

Unutmamak gerekir ki, çok katlı bir uygulamayı oluşturan ve yukarıda saydığım katlar soyut kavramlar. Bu katları, uygulamanın ihtiyaçlarına göre düzenlemek ve daha da detaylı hale getirmek mümkün.

Çok katlı bir mimarıyı baz alarak, bir uygulama sunucusu etrafında geliştirilen yazılımların dağıtık görevlerine, uygulama sunucusunun servisleri de katılır. Bu servisleri, J2EE çerçevesinde kalarak sonraki yazılarda daha detaylı inceleyeceğiz. 

Kısaca...

Kısaca özetlemek gerekirse, bu yazımda, yazılım alanında kullanılan uygulama mimarilerinin yaygın çeşitlerine ve giderek nasıl geliştiklerine değindim. 

J2EE, son olarak açıkladığım "çok katlı" mimarı ve onunla beraber gelen tasarımlar üzerine kurulmuş yeni, güçlü ve çabuk kabul gören bir teknoloji. Genç ve kompleks bir teknoloji olması, beraberinde bir takım tehlikeleri de getiriyor. Umarım bu yazı dizisinin sonunda, J2EE'yi oluşturan teknolojileri ve kullanım alanlarını yeterince tanımış olup, öğrendiklerinizi ya da hatırladıklarınızı uygulamaya koyma fırsatı bulursunuz. 

Kaynaklar

Not:Bu yazı kaynak gosterilmek suretiyle sitede yayımlanmaktadır.
Yağız Erkan
Yazıyla ilgili görüş ve yorumlarınızı yagiz_erkan@yahoo.com ve yorum@teknoTurk.org adresine yollayabilirsiniz.

En iyi bilgisayar mühendisliği bölümüne sahip üniversiteler

IT sektörüne hizmet veren bir danışmanlık firmasının IT firmalarında çalışan yöneticiler ve karar verici konumunda bulunan kişiler arasında yaptığı ankete göre üniversitler arasında bir sıralama yapıldı. Yapılan ankette yöneticilere çalışan personelin çalışkanlığından üretkenliğine, takım içinde çatışma sıklıklarından bireysel yeteneklere, okuldan yeni mezun olanların bilgilerinden çabuk öğrenmeye kadar 48 konuda çalışan bilgisayar mühendislerini üniversitelerine göre değerlendirmeleri söylenmiş. Yöneticilerin yaptığı seçimlere göre üniversitelerin bilgisayar mühendisliği sıralamasında ilk 10 şöyle:

1. İstanbul Teknik Üniversitesi
2. Yıldız Teknik Üniversitesi
3. İstanbul Üniversitesi
4. Marmara Üniversitesi
5. Ege Üniversitesi
6. Boğaziçi Üniversitesi
7. Bilkent Üniversitesi
8. Galatasaray Üniversitesi
9.
Hacettepe Üniversitesi
10. Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Burada Marmaralı olarak Yıldız ve İstanbul'u bizim üstümüzde görünce çok şaşırdım
Zira giriş puanları arasında da bizimle epey fark var.
Belki de kimilerinin özel sektör yerine akademik alanda ilerlemesi ya da yurtdışında
çeşitli pozisyonlarda çalışması bizim haricimizde Odtü'yü de listede zor duruma atmış olabilir.
Yine de çalışmalarını tebrik etmekle beraber daha kapsamlı araştırmanın yapılması
gerektiğine inanıyorum.
Bu konuda tahmini-kişisel degerlendirmemi yapmaktan kaçınmak istiyorum.



Porno-Sex-Erotizm ve Sanal Dünyadaki Rezalet--Bir Şeyler Yapılmazsa Toplumumuz İyice Yozlaşacak!

18 yaşından küçüklerin kumar oynayabildikleri bahis siteleri, sanatçıların milyarlık çalışmalarını izinsiz yayınlayan müzik adresleri ve özel yaşamı gözler önüne seriyor. Bunun yanında çocuk istismarı üzerinden ayda 50 milyarın üstünde para kazanan siteler, kullanılması hukuken yasak olan dokümanlar da korkusuzca paylaşıma sunuyor.

SON günlerde artan porno haberlerinden sonra, toplumda panik başladı. Bu tür işleri yapanlar yakalanma duygusundan olsa gerek işlerini askıya aldılar. "Child Porn" (Çocuk pornosu) şeklinde arama motorlarından yapılan çağrılar polisin etkili operasyonlarıyla 6 ayda yüzde 80 oranında azaldığı, ayrıca sakıncalı 320 müstehcen adresin Türkiye'den erişimide kapatıldığı söyleniyor...

***

Bir zamanlar sadece e-posta alışverişi yapmak için başlatılan çalışmalarla internet fikri oluştu. Ancak zaman ilerledikçe bu sanal dünya kontrol edilemez bir hal aldı. Müstehcen sitelerden, dosya paylaşım sitelerine, kumar sitelerinden, internet bankacılığından dolandırılan müşterilere kadar, tüm tuzaklar ve korunma yollarını sizin için araştırdık...

Erotik siteler gerçeği

Kurulan erotik sitelerde (warez) bir çok kişinin özel yaşantısı gözler önüne serilirken, kullanılması hukuken yasak olan dokümanlar da korkusuzca paylaşıma sunuluyor... Özellikle "fikir paylaşımı" sitelerinde (Forum), açılan onlarca değişik konuda, "gizli çekim" adı altında, kişilerin özel yaşamları paylaşıma sunuluyor... Cep telefonları ile sokaklarda, köprü başlarında, örgütsel olarak çekilen, ve kişiden izinsiz yapılan "etek altı" görüntüleri yine bu paylaşım sitelerinde yayınlanıyor... Ahlaki sınırları yerle bir eden bu tür adreslere girmek ise sadece bir kaç kelimeyi birleştirip arama motoruna yazmak kadar kolay...

Yaygınlaşan pornografik siteler

İnternette gün geçtikçe müstehcen siteler artmakta. Bunun önlemi dahi alınamıyor. Çünkü isim hakkı (domain) ve bir sanal alan (hosting) açmak, kişinin bir kaç saatini alıyor. Üstelik çok küçük paralarla. Ve siteyi kurduktan sonra ayda milyarlarca kazanç sağlanıyor. Özellikle dosya paylaşım sitelerinin yaygınlaşmasıyla bu tür siteler çok daha fazla arttı... Dış ülkeler kaynaklı bu dosya paylaşım sitelerinin başında ise "rapidshare" sitesi geliyor. Kişiler ücretsiz olarak "100 MB" a kadar dosyaları bu sitelerin depolarına yüklüyor, ve siteden verilen bağlantı ile ilgili dosyaları dileyen herkes bilgisayarına indirebiliyor. "Örneğin bir kişi elindeki müstehcen dosyayı paylaşım sitesine yüklüyor. Aldığı yükleme adresini ise, pornografik dosyaların paylaşıldığı forum sitelerine üye olup veriyor... O siteye giren binlerce kişi, anında mevcut dosyayı bilgisayarına indirebiliyor"... Paylaşım siteleri biriken milyonlarca dosyayı denetleyemediğinden, hukuki olaylar gündeme geliyor...

Arama motorlarının açıkları

Müstehcen siteler, ziyaretçi çekmek için arama motorlarını kullanıyorlar. Arama motorlarının başında gelen "Google" da artık sonuç vermemeye başladı. Bir sanatçı ismi arattığınızda, karşınıza pornografik siteler çıkmakta. Çünkü müstehcen adresler, anahtar kelimelere yüzlerce isim yazarak, arama motorlarında çıkan sonuçları etkileyebiliyor... Örneğin "Mobilya" Goole'da en fazla aranan kelimelerden birisi. Bir pornografik içeriği olan site sahibi, bu kelimeyi adresin anahtar bilgilerine eklerse, Google'da ''Mobilya'' kelimesi aratıldığında, görüntülenir... Kişi bu ismin geçtiği sitelere tıkladığında, bir anda karşısına alakasız adreslerin çıktığını görür...

Trojanlar!

Bugün dünyada en fazla para kazanan sitelerin başında müstehcen siteler geliyor. Polisler bu konuda uyarıyor. Sanal korsanlar (hacker) düz kullanıcıların bilgisayarlarına bulaştırdıkları trojanlar ile, kullanıcıyı istem dışı olarak müstehcen sitelere girmesini sağlıyor. Bilgisayarlara kullanıcıların ruhu bile duymadan gönderilen trojanlar (Küçük programlar) ile siz başka işlerle meşgul olurken, haberiniz dahi olmadan bilgisayarınız başka sitelere giriyor, işlem yapıyor. Ayrıca kullanıcının bilgisayarındaki tüm konuşma kayıtları, şifre işlemleri, sanal korsanlara e-posta olarak gidiyor. Böylelikle birden bire banka hesabınızda ki paralarınızın kaybolduğunu görüyorsunuz.

Nasıl para kazanıyorlar?

Müstehcen siteler ve arkadaşlık siteleri bugüne kadar bir çok değişik yollara başvurarak para kazandılar... Abonelik sistemi bu yolda en fazla kullanılan sistemlerden birisiydi. 2001 yılından sonra yaygınlaşan bu anlayışla, normal internet adresleri gönderdikleri abone karşılığında müstehcen sitelerden para almaya başladılar... Ancak kredi kartı sorunları ortaya çıktıktan sonra, abonelik sistemide kısa sürdü.

2001-2002 dönemlerinde artık "dialer" söz konusuydu. Bu sistemde kullanıcıya "siteye giriş için tıklaması gereken" bir bağlantı verdiler. Bu bağlantıyı tıkladıklarında, bir anda dial-up bağlantısı kesiliyor, ve kullanıcının telefonuna o andan itibaren en uzak ülkeleri aramış gibi para yazmaya başlıyordu. İngilizce bilmeyenler ve dikkatsiz kullanıcılar bu durumu kısa zamanda ortaya çıkan büyük mağdur kitlesiyle anladı. Çünkü bir anda gazete sayfalarını milyarlarca liralık telefon faturası geldiği için telekoma dava açan insanlarla dolmuştu. Gerçek kısa sürede anlaşıldı.

Sonraki dönemlerde ise bu tür sitelerin kazancı 4 şekilde tarif edilebilir...

-Abone gelirleri

-Klasik banner reklam gelirleri

-Kullunıcıya kendi bilgisi ve isteği dışında yüklenen trojanlar ( Küçük programlar -Virüs- ) yoluyla, kullanıcıyı zorunlu olarak siteye sokma.

-Trojan yoluyla kullanıcılardan çalınan bilgilerin (banka, mail, vb) satılması

320 site kapatıldı

Son günlerde artan porno haberlerinden sonra, toplumda panik başladı. Bu tür işleri yapanlar yakalanma duygusundan olsa gerek işlerini askıya aldılar. "Child Porn" (Çocuk pornosu) şeklinde arama motorlarından yapılan çağrılar polisin etkili operasyonlarıyla 6 ayda %80 oranında azaldığı, ayrıca sakıncalı 320 müstehcen adresin Türkiye'den erişimide kapatıldığı söyleniyor...

Bankacılık işlemleri

Banka şubelerindeki yığılmalar, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutma gayretleri, bankaların internet dünyasına taşınma kararında etkili olmuştur. Müşterilerine internet yoluyla tüm bankacılık işlemlerini yapabilme imkanı veren bankalar, korsanların saldırılarından kurtulabilmiş değil. Sürekli artan saldırılar ve dolandırılan banka mağdurları, haklarını yine internet yoluyla kurdukları sitelerden arıyorlar.

Sanal banka mağdurları dernek kurdu

Kurdukları internet sitesi www.sanalbankamagdurlari.com 'da, internet yoluyla banka hesaplarına girilip, internet korsanları tarafından dolandırılan kişiler, sorunlarını anlatıp, çözüm yolları arıyorlar... Kurdukları derneklerle huhuki çözüm yolları arasalarda, bir çoğu çaldırdıkları parayı geri alamıyorlar. Sanal banka mağdurlarının internet sitesinde verdikleri raporda, sadece kayıtlı üyelerin, çaldırdıkları paraların bankalara göre dağılımı ise şöyle:

Garanti Bankası: 867 (1 mağdurun parası ödendi)

İş Bankası: 14

Koçbank: 12

Akbank: 27

TEB: 4

Yapı Kredi: 33 (1 mağdurun parası ödendi)

Oyakbank: 11

HSBC: 1 (1 mağdurun parası ödendi)

Vakıfbank: 9

Kuveyt Türk: 2 (1 mağdurun parası ödendi)

Finansbank: 4 (1 mağdurun parası ödendi)

Ziraat: 3

Denizbank: 1

Fortis Bank: 1

Şekerbank: 2

Tekfenbank: 1

( Not: Buradaki bilgiler, www.sanalbankamagdurlari.com isimli internet adresinden alınmıştır. Sadece ilgili siteye kayıtlı üyeler üzerindeki genel istatistiktir. Geneli istatistikleri bağlamaz)

Alınabilecek önlemler

Aynı adreste, bu tür sorunlarla karşılaşmamak için şu öneriler sunuluyor...

* 602Lan Suite: Küçük, orta ve büyük işletmelerin LAN yönetimini ve güvenliğini sağlamaktadır. Program, Hepsi-Bir-Arada özelliğiyle interneti her yönüyle kullandırmakta ve tam bir güvenlik sağlamaktadır.

* AVG Anti-virüs: Anti-virüs, firewall, anti-spyware programları ile kişisel bilgisayarınızın ve networkünüzün güvenliğini sağlamaktadır.

* PC-cillin Internet Security: Hepsi-Bir-Arada özelliğiyle, tek başına anti-virüs, anti-spyware, firewall, site erişim filtresi, anti-spam ve daha bir çok özellik içermektedir. Ekonomik fiyatı ve kolay kurulumu ile, kişisel bilgisayarınızın güvenliği için kesin çözümdür.

İnternet yasaklanan kumarhenelere alternatif oldu

Kumar'ın yasaklandığı ülkelerde internet devreye girdi ve vergiden muhaf bir halde kumar oynutılmaya başlandı... Eş zamanlı (online) olarak değişik ülkelerden, farklı ırklara mensup yüzbinlerce kişiyi aynı anda bir internet sitesinde, tüm kumar oyunlarını oynayabildiği bir gerçek

Kredi kartlarına dikkat

Sanal kumar oynamak için en çok kullanılan ödeme şekli kredi kartı. Müşteri, kredi kartı numarası ve kartın arkasında bulunan CVC numarasını vererek sitenin hizmetinden yararlanabiliyor. Bankalar internetten oynanan kumarda, kredi kartından nakit avans çekilmiş gibi işlem yapıyor, müşteriye günlük faiz uyguluyor. Oyuncu kaybetmek istemeyen kumar siteleri bunun da önlemini almış. Faiz ödememek isteyen müşterileri için havale ile ödeme kabul ediyorlar. Ancak merkezi yurtdışında bulunan bu şirketlere para transferi daha pahalıya geleceğinden, şirket Türkiye'de bir temsilcinin hesap numarasını vererek bu işlemleri yürütüyor. Fakat temsilci ile şirket arasında anlaşmazlık olduğunda şirket sorumluluk kabul etmiyor. Bu nedenle oyuncu ilk kumarını temsilciye para transfer ederek oynuyor.

Sanal kart uygulaması

Rapora göre kullanıcıların kredi kartı bilgilerini vermekten korkmaları nedeniyle kredi kartına bağlı 'sanal kart' kolaylıkla alınabiliyor. Kartın limiti kullanıcı tarafından belirleniyor. Sadece internette yapılan alışverişlerde kullanılıyor. Alışveriş bittikten sonra bu kart başkaları tarafından kullanılamıyor. Sisteme kayıtlı binlerce kullanıcı var. Türkiye, tüm dünyadaki sanal kart kullanımında oldukça önlerde. 2002 yılında Europay'ın yaptığı araştırmada "tüm dünyada ABD'den sonra en çok sanal kart kullanan ülke Türkiye." Sanal Kart pek çok banka tarafından veriliyor.

Önlem almak zor değil

İnternette kredi kartı ile kumar oynanmasının önlemini almak imkansız değil. Uluslararası iki mali kuruluş İngiltere'deki müşterilerinin kredi kartlarıyla internette kumar oynamasını yasakladı. İki kurumun kredi kartlarını kullanarak internette kumar oynamak isteyenlerin kartları, sözkonusu sitelerde yapmak istedikleri işlemlerde bloke ediliyor.

Kampanyalar

Sanal kumarhane şirketleri, çeşitli kampanyalar ile, kullanıcılarını kumara teşfik ediyorlar... Yeni kayıt olanların hesaplarına aktarılan küçük paralar ile, kullanıcılar hiç para harcamadan ilk oyunlarını oynayabiliyorlar. Örneğin; Bir kişi önce bir kumar sitesine üye oluyor. Sanal kumar sitesi, yeni üye olan kullanıcısına ödül olarak 5 YTL ile 50 YTL arasında değişen parayı hesaplarına aktarıyor.

En az 20 oyun oynama şartı

Kamurhaneler, bu üyeden en az 20 ila 50 oyun arasında değişen kumar oynama zorunluluğu veriyor. Kullanıcı ilk zamanlarda kazansada, ardından o parayı kaybettiğinde, psikolojik bir hırs halini alıyor. Ve üyede şu fikir beliriyor: "Ben böyle bir para aktarsam, 20 oyun oynama zorunluluğum olmayacak. Tek oyunla para kazanabilecem. " Böylelikle hesaplarına ilk para aktarımı gerçekleşiyor...

Bazı kumar siteleri ise üyelerine ilk aktardıkları paranın yüzde 5'i ile yüzde 50'si arasında değişen seçenekler ile "bonus" sunuyor. Böylece 100 YTL yatıran bir üyeye 20 YTL ile 50 YTL arasında değişen bir ücreti hesabında görüyor... Daha fazla bonus kazanmak için, yatıracağı para miktarını artırıyor. Ancak şu gerçek gözlerden kaçmamalıdır ki, yatırılan bonuslar geriye çekilemiyor ve en az 20-50 oyun arasında kumar oynanması şartı aranıyor. Aksi taktirde kazanılan paralar geri çekilemiyor...

Korsan yayınlar

İnternet dünyasının bir gerçeğide yasa dışı olarak, film, müzik, kitap vb. sanat eserlerini paylaşıma sunarak kişilerin bilgisayarlara ücretsiz olarak indirmesidir... Kurulan mp3 adreslerinde, sanatçıların binbir zorluklarla hazırladıkları ürünleri, milyon dolarlar harcanarak yapılan sinema filmlerini, günlerce kafa yorarak ürettikleri sanat eseri kitapları paylaşıma sunup, hazırlayan kişileri zarar sokan ve gün geldiğinde üretim yapamayacağı bir hale getiren sistem çarkı...

MÜYAP'ın kararlı tutumu

Bugüne kadar işporta tezgahlarında korsan cd satanlara karşı polisi harekete geçiren, bu CD'leri çoğaltan ve dağıtan yerler hakkında yasal işlemleri başlatan MÜ-YAP, internet üzerinden MP3 dağıtan siteleri sadece uyarmakla yetiniyordu. Ancak gelinen son noktada MÜ-YAP'ın avukatları yasal yollara başvurdu ve mahkeme çok kısa bir sürede yasadışı dağıtım yaptıkları tespitiyle sözkonusu sitelere erişimin durdurulması kararına vardı. Üstelik artık yurtdışı, yurtiçi farketmeden, dosyaları kendi alanında barındırıp barındırmadığının önemi olmadan MP3 dosyalarına bağlantı (link) veren herkesin adresini kapatmaya başladı. 2005 tarihinden bu yana yüzlerce tanınmış, hergün yüzbinlerce ziyaretçiye ulaşan siteyi "mahkeme kararıyla" kapattı...

ADSL faturalarında bu ay bur ayarı geldi... "ADSL korsanlarına dikkat!.. " "ADSL'nizi başkaları kullanıyorsa tehlike altındasınız" gibi uyarı broşürleri faturaların arasında verildi...

ADSL şifreleri konsanların eline geçerse ne olur?

-İnternet bağlantı hızınız yavaşlar

-Limitli ADSL abonesi iseniz, kota aşımı nedeniyle kullanmadığınız halde ilave ücret ödersiniz...

-ADSL şifrenizi kullanan kişinin bilgisayarına bulaşan zararlı yazılımlar (virüsler) sizin bilgisayarınızada bulaşabilir...

-ADSL korsanlarının, sizin şifreniz aracılığı ile yaptığı yasa dışı faaliyetlerden, birinci derecede sorumlu olursunuz

-Bilgisayar ağınızı kullanan kişinin bilgisayarına spam (zararlı e-posta) gönderen bir virüs bulaşırsa,bu kişiye ait e-posta hesabı ile birlikte size ait bağlantı bilgileride kara listeye eklenir ve mail alıp gönderme işlemleri yapamazsınız

Alınabilecek önlemler

-Kablolu ya da kablosuz modem üzerinden internet bağlantınızı kesinlikle paylaşmayınız...

-ADSL aboneliğiniz sırasında size verilen şifreyi kolay ve tahmin edilemeyecek şekilde değiştirin... Şifre değiştirme işlemlirini belli aralıklarla tekrarlayın

-Kablosuz internet bağlantınız varsa, bulunduğunuz mekanda sizin sinyalleriniz ile başkalarının bağlanabilmesini engelleyin

-Bilgisayarınıza gerekli antivirüs yazılımları kurun ve düzenli olarak güncellemelirini yapın...

Microsoft'un sesine kulak verin

Microsoft internet sitelerinden virüslerle ilgili korunma yolları hakkında bir açıklama yaptı... Bütün kullanıcıların bu açıklamaları dikkatle okuması ve uygulaması gerekir... Microsoft internet adreslerinde şu ifadelere yer verdi;

Virüsler (ve kopyaları, solucanlar ve Truva atları) bilgisayarınızda çalışan kötü amaçlı programlardır. Bazı virüsler dosyaları siler veya değiştirir. Diğerleri bilgisayar kaynaklarını tüketir. Bazıları dışarıdan kişilerin dosyalarınıza erişimini sağlar. Virüslerin en korkunç özelliklerinden biri kendilerini çoğaltabilmeleri veya kopyalayabilmeleridir. Virüs, kişiler listesinden e-posta adreslerini ele geçirip, kendini bu adreslere gönderebilir. Virüs kapmış bilgisayarlar tüm şirkete yayılıp ciddi boyutlarda zaman ve veri kaybına neden olabilir.

İzleyebileceğiniz temel adımlar

Kullanıcı bilmeden, e-posta ekinde yer alan virüs karıştırılmış program veya dizeyi açıp, çalıştırdığında bulaşma başlar. Virüsler web sayfalarına veya web sayfası gibi görünen e-postalara da (HTML biçimli e-postalar) karışmış olabilir. Karıştırılmış virüslerin çalıştırılması için, çoğunlukla kullanıcı başına ne geldiğini fark bile etmeden sayfa veya e-postayı görüntülemesi yeter. Bazen kullanıcılar, baştan çıkarıcı ve planlanmış aldatıcı iletilere kanarak bu programı açar ve çalıştırır.

Virüsleri engellemek için yapabileceğiniz üç şey:

-Virüsten koruma yazılımı yükleme: Virüsten koruma yazılımı bilgisayarlarınızın tümünde olmalıdır. Gelen e-postaların (ve bilgisayarda varolan dosyaların) içeriğini, virüs belirtisi için inceleyip tarayarak çalışır. Virüs bulduğunda bunu siler veya karantinaya alır. Her ay yüzlerce virüs ortaya salındığından, tüm virüsten koruma yazılımlarının da düzenli olarak en son imza tanımlamasıyla güncelleştirilmesi gerekir; böylece yazılım en son virüsleri yakalayabilir. En son tanımlamaları ve güncelleştirmeleri otomatik olarak Internet'ten yükleyen yazılımları araştırın. Birada, en tanınmış güvenlik yazılımı üreticilerinin virüsten koruma programları yer alıyor:

AVG Anti-Virus

Norton AntiVirus

McAfee VirusScan

Panda Titanium Antivirus

BitDefender

-Şüpheli dosyaları hiçbir zaman açmayın. Bilinmeyen, şüpheli veya güvenilir olmayan kaynaklardan gelen e-postaların eki dosyaların açılmaması ve silinmesi gerektiğini herkesin anlamasını sağlayın.

-E-posta güvenlik özelliklerini kullanın. Outlook 2003 ve Outlook Express 6.0'ın her ikisinde birden enfeksiyon kapmış olabilen e-postaların yok edilmesine yardımcı olan ayarlar vardır. Henüz kullanmıyorsanız, bu e-posta programlarına ait güncelleştirmeleri araştırın.

Not:Tolga POLAT'ın Araştırmasından alıntıdır